DÜRÜSTLÜK KURALLARINDAN DOĞAN BORÇLAR
1- Güven Sorumluluğu ve Sözleşme Öncesi Sorumluluk
Güven sorumluluğunun yasal dayanağı TMK. md.2’de hükme bağlanmış olan dürüstlük kurallarıdır.
TMK Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
Kişiler sosyal ilişkilerinde ve sözleşme kurulurken dürüst davranmak, diğerlerinde yarattığı güvenin boşa çıkması ve bu yüzden zarara uğramasından kaçınmakla yükümlüdür.
Güven ilkesinin hukukta üç etkisi söz konusu olabilir:
Birincisi bu sözleşmenin kurulmadığı ya da haksız fiilin koşullarının mevcut bulunmadığı halde, bir kimsenin diğerinde yarattığı güvenin boşa çıkmasından doğan zararın giderilmesinde ortaya çıkabilir. Buna güven sorumluluğu denilmektedir.
İkincisi tarafların sözleşme görüşmelerine başladıkları andan itibaren karşılıklı olarak yarattıkları güvene uygun hareket etmeleri, biri diğerinin zararına neden olacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğü ile ilgilidir. Sözleşme görüşmeleri sırasında bir tarafın yarattığı güvenin boşa çıkması sonucu diğer taraf bir zarara uğrarsa bunun tazmin edilmesi borcu doğar. Buna sözleşme öncesi kusur sorumluluğu adı verilmektedir.
Üçüncü etkisi borç kaynağı ile ilgili değildir. Burada sözleşme kurulduktan sonra tarafların açık olmayan iradelerinin yorumunda güven ilkesinin esas alınması söz konusudur.
2- Hatır Sorumluluğu
Bunlardan birincisi vekaletsiz iş görmedir. Burada düzenlenmiş olan gerçek ve gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin koşulları varsa, sorumluluk gündeme gelebilecektir.
Diğer bir örneği ise 2918 sayılı KTK. md. 85 f.III bir motorlu aracın karıştırdığı kazada yardım çalışmalarına katılan kişilerin uğradıkları zararlardan araç işletenin sorumluluğu oluşturmaktadır.
Bu tür istisnai hükümler dışında bir borç kaynağının bulunmamasına rağmen, karşılıksız olarak ve kendisi için hiçbir yarar beklemeden yardım ya da iyilikte bulunan kişinin bu sırada uğradığı zararlardan da dürüstlük kuralları ve güven ilkesinden hareketle bir sorumluluğun kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Buna hatır ya da iyiliğin yarattığı sorumluluk adı verilmektedir.

Yorum gönder