Site icon BÜYÜKBAŞ HUKUK VE DANIŞMANLIK | Av. YAĞMUR BÜYÜKBAŞ

VELAYET HAKKI

Velayet Hakkı Nasıl Kazanılır?

Çocuğun kişiliği doğumla başlar; buna paralel olarak anne ve babalık sıfatı da çocuğun doğumuyla birlikte kazanılır. Evlilik içinde doğan çocuk bakımından velayet, çocuğun sağ ve tam doğumu ile doğar. Ancak çocuğun hak ehliyeti ana rahmine düşmesiyle başladığından, velayet ilişkisinin temeli de bu andan itibaren kabul edilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’na göre çocuk ergin oluncaya kadar velayet anne ve babaya aittir. Bu nedenle velayetin kazanılması için evlilik şart olmayıp, anne ve baba olmak yeterlidir. Evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuk da kanuni karine gereği evlilik içinde doğmuş sayılır. Bu durumda velayet doğrudan belirlenmez; aile mahkemesi, velayetin hangi ebeveyne verileceğine karar verir.

Anne ve babanın evli olmaması halinde velayet kural olarak anneye aittir. Babanın velayet hakkı elde edebilmesi için çocukla soy bağının kurulması yeterli olmayıp, ayrıca mahkeme kararı gerekir. Annenin küçük, kısıtlı, ölü olması veya velayetin kendisinden alınması halinde ise çocuğun yararına göre velayet babaya verilebilir ya da çocuk için vasi atanır.

Evlilik dışı doğan çocuğun anne ve babası sonradan evlenirse, velayet kendiliğinden her iki ebeveyne geçer. Soy bağı mahkeme kararıyla kurulmuşsa velayet de karar tarihinden itibaren başlar. Ayrıca evlat edinme ve boşanmış eşlerin yeniden evlenmesi de velayetin kazanılma yollarındandır. Evlat edinmede velayet, işlemin tamamlanmasıyla; yeniden evlenmede ise evlilik tarihinden itibaren doğar.

Velayet bazı durumlarda hâkim kararıyla da kazanılır. Boşanma halinde kural olarak velayet ebeveynlerden birine verilir. Ancak uluslararası düzenlemeler ve yargı kararları doğrultusunda, günümüzde ortak velayet de mümkün kabul edilmektedir. Ayrılık halinde ise hâkim, velayeti eşlerden birine veya her ikisine birlikte verebilir. Ayrıca velayeti kaldırılmış olan anne veya baba, şartların değişmesi halinde mahkeme kararıyla bu hakkı yeniden elde edebilir.

Velayete Sahip Olanlar

Velayet, çocuğun korunması ve yetiştirilmesine yönelik bir sorumluluk olduğundan kural olarak yalnızca anne ve babaya aittir. Evlilik devam ettiği sürece eşler bu hakkı birlikte ve eşit şekilde kullanır; aralarında üstünlük söz konusu değildir.

Eşlerin velayet hakkı birbirinden bağımsızdır. Bu nedenle bir ebeveynden velayetin alınması, diğerinin hakkını etkilemez. Velayetin anne ve baba dışında birine geçebildiği tek durum evlat edinmedir. Evlat edinme ile birlikte tüm hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer ve velayet hakkı kazanılır.

Velayet için ebeveynlerden en az birinin hayatta ve fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Ebeveynlerden birinin ölümü veya gaipliği halinde velayet sağ kalan eşe geçer. Her iki ebeveynin de bulunmaması veya velayet haklarının kaldırılması durumunda ise çocuğa vasi atanır.

Boşanma halinde velayet genellikle eşlerden birine bırakılır. Ancak güncel içtihatlar doğrultusunda ortak velayet de mümkündür ve bu konuda hâkimin takdir yetkisi vardır.

Üvey anne ve babaya velayet hakkı tanınmamıştır. Bununla birlikte kanun, üvey ebeveynlere çocuğa özen gösterme ve gerektiğinde destek olma yükümlülüğü yüklemiştir.

Velayete Tabi Olanlar

Kanuna göre ergin olmayan tüm çocuklar velayet altındadır. Çocuk ergin olduğunda velayet kendiliğinden sona erer. Ancak bu kuralın bazı istisnaları vardır.

Çocuk, 18 yaşını doldurmadan önce evlenme veya mahkeme kararıyla erginlik kazanabilir ve bu durumda velayet sona erer. Ayrıca velayetin kaldırılması halinde çocuğa vasi atanarak velayet ilişkisi sonlandırılabilir.

Buna karşılık bazı durumlarda kişi ergin olmasına rağmen velayet altında kalabilir. Akıl hastalığı, bağımlılık, kötü yaşam tarzı veya benzeri nedenlerle kısıtlanan kişiler hakkında, hâkim gerekli görürse velayetin devamına karar verebilir. Bu durumda ergin kısıtlı birey, anne ve babasının himayesinde kalır.

Uygulamada kimi zaman anne ve babanın vasi olarak atanması söz konusu olsa da, bu kişiler çoğunlukla velayet hükümlerine tabi kabul edilir. Yani işlemlerini vesayet değil, velayet kapsamında yürütürler.

Son olarak, ergin bir kişi hakkında velayet kararı verilebilmesi için öncelikle kısıtlanmış olması gerekir. Kısıtlanmamış ergin birey üzerinde velayet kurulması mümkün değildir.

Exit mobile version