Borçlu, borcunu icra dairesine ödedikten sonra artık menfi tespit davası açamaz. Bundan sonra borçlunun aslında borcu olmadığı halde ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur. Bu davaya ise istirdat davası denir. Özetle; borçlu borcu ödedikten sonra, menfi tespit davası açamaz. Zira borçlunun bunda hukuki yararı yoktur. Ancak, ödenmiş paranın geri verilmesini isteyebilir. Takip sonuçlanıp satıştan sonra veznedeki para alacaklıya ödenmemişse, artık bu aşamada borçlu ancak istirdat davası açarak ödenen paranın kendisine geri verilmesini isteyebilir.
İSTİRDAT DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR?
- Borç Olmayan Bir Paranın Ödenmiş Olması
- Paranın İcra Takibi Sırasında Ödenmiş Olması
- Paranın Cebrî İcra Tehdidi Altında Ödenmesi
- Davanın Bir Yıl İçinde Açılmış Olması (Hak düşürücü süre)
Menfi tesbit ve istirdat davaları:
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir
parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.
İSTİRDAT DAVASI HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜREYE BAĞLANMIŞ MIDIR?
İstirdat davasının açılması hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Bu süre, borç olmayan paranın icra dairesine ait banka hesabına tamamen yatırılması ile işlemeye başlar. Bu paranın alacaklıya ödenip ödenmemesi süre bakımından önemli değildir.
TAKİBİN İPTALİ DAVASI ALACAKLI TARAFINDAN KAZANILDIKTAN SONRA MENFİ TESPİT YA DA İSTİRDAT DAVASI AÇILABİLİR Mİ?
Alacaklı takip içinde itirazın iptali davası açmış ve bu davayı kazanmışsa artık borçlunun aynı alacak hakkında ve aynı taraflar arasında menfi tespit veya istirdat davası açması kesin hüküm nedeniyle mümkün değildir.
BORÇLU MENFİ TESPİT DAVASI AÇMIŞ FAKAT TEDBİR KARARI ALAMADIĞI İÇİN ÖDEME YAPMAK ZORUNDA KALMIŞSA NE OLUR?
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yermahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.
İSTİRDAT DAVASI KABUL EDİLİRSE NE OLUR?
İstirdat davası, davacı-borçlu lehine sonuçlanırsa, icra takibinde ödediği paranın, harç ve giderleriyle birlikte kendisine ödenmesine karar verilir. Ayrıca davalı alacaklı bu dava dolayısıyla yargılama giderlerine mahkum edilir.
İSTİRDAT DAVASININ REDDİ HALİNDE İCRA İNKAR TAZMİNATI ÖDENİR Mİ?
Dava reddedilir, davacı-borçlu haksız çıkarsa, sadece bu dava bakımından yargılama giderlerine mahkum edilir. İstirdat davası sonunda icra inkar tazminatına hükmedilmez. Ancak menfi tespit davasına sonradan istirdat davası şeklinde devam edilmiş ve davacı borçlu lehine dava sonuçlanmışsa, borçlu lehine tazminata karar verilir; şayet dava alacaklının lehine sonuçlanmışsa, bu durumda takip durmadığı için alacaklı bir zarara uğramadığından alacaklı lehine tazminata karar verilmez.
İSTİRDAT DAVASINDAKİ HÜKÜM KESİN HÜKÜM MÜDÜR?
İstirdat davası sonunda verilen hüküm de kesin hüküm oluşturur.

