BÜYÜKBAŞ HUKUK VE DANIŞMANLIK | Av. YAĞMUR BÜYÜKBAŞ

TRAFİK KAZASINDAN DOĞAN MADDİ VE MANEVİ ZARAR İÇİN UZLAŞMA

TRAFİK KAZASINDAN DOĞAN MADDİ VE MANEVİ ZARAR İÇİN UZLAŞMA

Yaralı kişi veya kişilerin bulunduğu bir trafik kazasında, olay aynı zamanda taksirle yaralama suçunu oluşturacaktır.

İşleten, ceza hukuku bakımından da tazminat  hukuku bakımından da kusurunun varlığı halinde sorumludur. Çoğunlukla,  soruşturma aşamasında trafik kazası sonucu oluşacak sürekli iş göremezlik derecesinin derhal belirlenmesi de mümkün olmayacaktır.

Uzlaşma olanağı ortaya çıktığında, taraflar zararı tam olarak tespit edemez durumda olabilirler. Bu durumda mağdur ile iş verenin maddi ve manevi tazminat miktarı konusunda uzlaşması sonucunda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı hükmüne göre mağdur yeniden hukuk davası açamayacaktır. Ancak uzlaşma belgesi içeriğinden salt maddi tazminat konusunda uzlaşma yapılmış ise manevi tazminat hakkında dolayı tazminat davası açabileceğinin kabulü gerekir. Aksi durumda da salt manevi tazminat için bir uzlaşma yapılmış ise mağdurun maddi tazminat davası açma hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.

Uzlaşma belgesinde zarar miktarı gösterilmekle birlikte maddi veya manevi zarar olup olmadığından söz edilmemiş ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi yasasının 253/19 maddesinde uzlaşma sonrası, uzlaşmaya konu suç ile ilgili olarak tazminat davası açılamayacağına dair hükmünü  hem maddi hem de manevi tazminat olarak anlamak gerekir. Tazmin borcunun uzlaşma ile belirlenmesi ve belirlenen para borcunun ödenmesi, uzlaşmaya taraf olan sanık yönünden doğrudan kendi eyleminin sonucu olan borcun ifası anlamına gelecektir. Mağdur taraf uzlaşmada maddi ve manevi tazmin borcunun miktarını belirlemiş ve şüphelide bu miktara razı olarak belirlenen borcu ödemişse ifa nedeniyle borç sona erer.

Aynı trafik kazasında birden fazla kişi yaralanırsa, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre uzlaşmanın ancak tüm mağdurların katılması ile gerçekleşmesi mümkündür. Bu suç tipinde birden fazla kişinin taksirli suçla yaralanması tek suçu oluşturduğundan mağdurlardan herhangi biri tek başına uzlaşma hakkını kullanamaz.

 

 

 

 

Yorum gönder